26 Kasım 2010 Cuma

ÖĞRETMEN

Anam babam kadar yakındır bana.
Ömrümce minnettar kalacam ona
Hayatı ilimi ögreten bana
Ömrümce başıma tacdir ögretmen

Öğrenci okulun çiçegi gülü
Öğretmenler yapar onu kokulu
Bilgi bahcıvanı donatır onu
Aydınlıga giden yoldur ögretmen

Ögretmendir yetıştiren her şeyi
Başbakan,bakanı beyi paşayı
Donatırlar,ilim ile Dünyayı
İlimdir, ırfandır,yoldur ögretmen

Bütün bilgisini bizle paylaşan
Çocuklarla cıvıl cıvıl kaynaşan
sevgi ile şevkat ile yaklaşan
Anadır, babadır,dildir ögretmen

Bütün ilimleri ögreten onlar
Bize ışık tutan yol veren onlar
İlim deryasında yüzdüren onlar
Deryadır, denizdir göldür ögretmen

Halil aktaş 24 kasim 2010

OLAMADIK

Bayazlar içindeydin bu gün
Hani melekler olurya
işte öyle.
uzaktan uzatmıştın elini bana.
Sanki iki yabancı gibi
bir şeyler kırıldı döküldü yüregimden.
acıdı kalbım, burkuldu midem
Biz arkadaşta olamamıştık işte
Ben demiştim sana deyilmi?
bak işte olamadık.
Olabilseydik,
o son gelen arkadaşı kucakladın ya
Bütün içtenliginle
öyle kucaklardın benide.
Fırtınalar koptu içimde durduramadım
kasırgalar savurdu sevgi tohumlarını
havada kaldılar.
bir hüzün kapladı içimi.
durduramadım içimdeki kasırgayı
kırdı döktü ne varsa
parcalara böldü hey şeyi
bütün o parçaları bir araya toplamaya çalıştım.
bir kaç damla gözyaşı oldu
aktı gitti yanaklarımdan.
ve kırık birkalble
veda ettim sana sessizce.
yürüdüm bilmedigim bir yöne
kimsenin olmadıgı bir yerde
sildim göz yaşlarımı
ama durduramadım......

halil Aktaş (11 Kasım 2010)

BİR GÜNEŞ DOGMUŞTU

Senle başlamiıştı her şey
Bir güneş dogmuştu
ısıtmıştı bütün bedenimi.
Karanlık Dünyama yeni bir gündü
Baharin bütün güzelligi ile gelen.

Bir akşam üstüydü.
Küçük bir masada karşımda sen
içten bir sohbet
ve işte o an ben Dünyanın en şanslısıydım
bütün sözlerin en güzelini
Cümlelerin en iyisinii duymuştu
kulaklarım senin sesinden
Seni seviyorum...
Demiştın

Bu ne mutluluktu, tarıfsız
Duygular anlatılamaz dı o an
Ne kadarda güzel seni seviyorum demek
bu cümleyi duymak
sevilmek sevmek,
sevildigini bilmek.
Dünya bir başkaydı artık
sevgi vardı, sevmek vardı,
sevilmek vardı Özgürce

Ebe kuşagının altından geçmiştim sanki
Mutluluklar dolmuştu gönül bahçeme
Artık bir başkaydı hayat.
Her gün bir başka güzeldi.
Çiçekler bir başka açıyordu
Güneş daha aydınlıktı
Insanlar hep mutluydu bence
Ben öyle görüyordum öyle bakıyordum.
Bir başkaydı seninle dogan güneş.

Sonra bulutlar çıktı gök yüzüne
Gölge yaptılar güneşime
Fırtınalar çıktı,
Rüzgarlar esti Yüksek daglardan
ToRoroslardan,kaçkarlardan
kasırgalar çıktı
Sıyah bulutlar kapladı gökyüzünü
Aldı götürdüler seni benden
Üşüdüm,titredim günlerce
hıç bir Ateş ısıtamadı senin ısıttıgın kadar
Kayboldu ebe kuşagı
Bozuldu sıhır
ve sen yoktun artık.

Bir yağmur başlamıştı seninle
sel olmuştu sevgi
ilmek ilmek dokunmuştu gönlüme
en ince örnekleriyle
keşke kara bulutlar çıkmasaydı
esmeseydı rüzgar
Seni alıp götürmeseydi

Kaçmıştı vapur
Ve ben yapayalnız kalmıştım iskelede.
Ama bir şey vardı bana bıraktıgın giderken
Hıç kaybolmayacak, yaşayacak gözlerimde
artık bütün yüzlerde sen olacaksın.
Seni bulacagım bütün her yerde.
Her masada sen olacaksın
her ebe kuşagı çıktıgında seni hatırlayacagım
Bulutlarda, Rüzgarlarda sen.
Yıldızlar senin ışıgını sunacak
ve ben şarkımızı söyleyecem hüzünle
Ben iki kere agladım....


Halil Aktaş 3 ekim 2010

Biliyor musun?









-----------------------------------------
En zor olan nedir biliyor musun?
Kalabalıklar içinde yapayalnız,
Akan pınarlar içerisinde susuz ,
Bahçeler içerisinde çiçeksiz, gülsüz,
Saglık ve sıhhatteyken gücsüz ve Neşesiz,
Pırıl pırıl ayaz ve mıs kokulu gecelerde uykusuz,
Bu kadar güzel dogada sensiz ve ümitsiz.
Kısaca güzelim sevilirken sevgisiz kalmak.
Unutulmak, En zor olandır.
En zor olan.......ç

Halil Aktaş (30 eylül 2010)

BU SEHIR

Bu gün yine agır geldi bana bu şehir.
Taşıyamadım.
Sen vardın her yerde.
Baktıgım her noktada senı gördüm.
Gamzelerin, gülüşün, saçların bir başkaydı.
Dügümlenmiştı bogazım yine.
Maziye gittim.
O güzel günlere, Seninle yürüdüğümüz her yere.,
O günleri hatırladım.
Bir başka hüzünlü bu şehir bu gün.
Bütün bınalar üzerime geliyor.
Eziliyorum.
Oysa ne güzeldi eskiden bu şehir bu kaldırımlar.
Çünkü sen vardın yanımda.
Çiçekler bir başka güzeldi, sanki gülüyordu bütün ınsanlar.
Bu günse hüzünlü, duygu yüklü sanki herkes.
Gülmüyor yüzler sanki.

Yürümek istiyorum hiç arkama bakmadan
Geriye dönüşü olmayan bir yolda.
iki yanında gelincik çiçekleri boynu bükük.
Dönmek istemedigimi biliyorlar sanki,
oysaki gelincik çiçekleri başka benim için.
vazgeçilmezim onlar.

Neden boğazım dügüm düğüm?
Neden güneş bu kadar solgun bu akşam?
Bir hüzün var batışında güneşin.
Yıldızlarda sönük ve ışıksiz.
Ve ben umutsuz ve mutsuz.
Yürüyorum boşlukta.

Sen yoksun ve olmayacaksın.
Biliyorum.
Hatıraların yaşayacak bu şehirde hep.
Ben hep seni görecegım baktıgım her yerde.
Bu düğüm boğazımda olacak,
bu hüzün gözlerimde.
Ve sen hep var olacaksın bu kalbım de.
Elinde gelincik çiçekleri,
Gülen yüzünde gamzelerin ve dalgalanan saçların.
Ve arkasında kocaman bir hüzün.

Halil Aktas (15 eylul 2010)

GÜLÜM

Yanagında gamzesi, var alı var
Dudaginda tebessüm ve balı var
Guzelliklte binbir, çesit hali var
Degişmen sevgini, Dünyaya gülüm

Bakışı ceylandir, duruşu melek
Sevgisi yücedir, gerekmez elek
Biz ayrilmaz ıdık, ayırdı felek
Gülüşün Dünyaya, bedeldir gülüm

Sevgisi yücedir, en yüce dagdan
Kokusu geliyor, güllerle bagdan
Yürege işlemiş, damardan, agdan
Sevgine sadıgım, ömrümce gülüm

Seni sevmek bir şans, bir ömür bana.
İyiki sevgimi, vermişim sana
Şanslıyım çok, şükür sevgiden yana
Ruhumda kalbimde, sevgin hep gülüm.

Senin sevgin mutlu edendir beni
Sevgin mutlulugun oldu temeli.
Sevincede ömür boyu sevmeli
sevgin ölümüne, ruhumda gülüm.

Halil aktaş (3 eylul 2010 cuma)

GİTTİN İŞTE

Ben gitmem diyordun, bak gittin işte.
Başka sevmem derdin, bak sevdin işte,
Terketmem diyordun bak ettin işte,
Gidişin ölümden zordu sevgilim.

hanı bu sevgimiz, bitmeyecekti.
Rüzgara kapılıp, gitmeyecekti.
Bir yanar dag gibi sönmeyecekti
Gidişin ölümden zordu sevgilim.

Sevmiş sevilmistim hemde delice.
Söylemiş gülmüştük biz beraberce.
Bak ben çekiyorum şimdi işkence.
Gidişin ölümden zordu sevgilim.

halil Aktaş

GiTME DİYEMEDİM

Gitme diyemezdim sana
Gitmiştin zaten
Ben hiç anlamadan
Sen hiç belli etmeden.
uçmuştun gönül kafesimden

Sonra bana onu anlattın hep
Sen anlattıkca buz tuttu yüregim
Sıbırya sahıllerine döndüm.
Gelincik çiçekleri hiç açmadı.
Belkide onlarda küskün renklere

Sen onu anlattın hep günlerce
Dinledim,
belki bin kere öldüm
Yandım kül oldum.
Buz tuttu bedenim,
titredim.
Ama dinledim
yangınlar oluştu yüregimde
Bogazım dügüm dügüm dü

en büyük dügüm nedir bilirmisin sen
söyliyeyim sen bilemezsin
Aşkta kaybedenin
yürekteki dügümüdür
Ve
En zor olan nedir hayatta
onuda söyliyeyim mi?
sevdiginin sana sevgilisini
anlatması,
Övmesi, yücelere çıkarmasıdır.

sevgi ısmarlama olmuyor işte.
bakkaldanda satın alınmıyor.
o istedigi yere savruluyor.
kaybedense her gün boguluyor
bin kere ölüyor.

Duyuyormusun, anlıyormusun
hissediyormusun.?
Ben seni sevdim
kimsenin sevemeyecegi kadar,
Yanarak,yıkılarak,
Aklıma her geldiginde yutkunarak
ne bileyim sevdim işte......

Halil Aktaş